• Creatiful Consulting

Şirket Kültürü | Neden Siz Yerine Sen?

Bugünkü yazımızda son zamanlarda sıkça karşılaştığımız; iş ortamında Gen-Z’yi mutlu etmenin diğer kuşaklara göre daha zor olduğu konusu üzerinden konuşacağız. Z kuşağının iş hayatından beklentisi ve taleplerinin diğer kuşaklara göre farklı olmasından kaynaklı olarak ortaya çıkan bu düşünce, bazı noktalarda haklı olsa da çözüme varmak aslında o kadar zor değil. Creatiful Consulting ekibi olarak bizim şirketlere Gen-Z’yi mutlu etmeleri için önerimiz ise “siz” kültüründen “biz” kültürüne geçmeleri.



Peki, “Siz” Kültürü Nedir?


İnsan zihni, karşısındaki grupları ötekiler olarak etiketlemeye çok meyilli. Günlük hayatta, iş hayatında ve hatta siyasette bile yaşananlara bakarsak, birçok grubun birbirini ötekileştirdiğini görebiliriz. Çoğu şirkette de yaşandığını gördüğümüz bu ötekileştirme durumu, bir grubu “siz” olarak etiketlemekle başlıyor ve “siz” olarak etiketlenen grup artık bir yabancı haline geliyor.

“Siz” kültürü ile beraber şirket içerisindeki gruplar birbirini siz ve biz olarak ayrıştırmaya başlıyor. Bu durum grup üyelerinin şirket içerisinde kendini rahat hissetmemesine sebep oluyorken diğer taraftan da şirket içerisinde kendini bir gruba dahil hissetmeyen şirket üyelerinin şirkete bağlılığını düşürüyor. Bağlılığın düşmesiyle beraber işlerin kalitesi ve ekip üyelerinin motivasyonları azalmaya başlıyor.

Ayrıca, bir şirket çalışanının karşısındaki kişiyle farklı gruplar içerisinde yer aldığını düşünmesi karşısındaki insanla ortak amaçları paylaşmasını engelliyor. Ortak amaçlar paylaşılmayınca da ekip üyelerinin yapacağı iş birliği ve takım çalışmasının verimliliği düşüyor.


Hazır Takım Çalışması Demişken…



İnsanlar ekip çalışmasıyla ortaya harika ürünler çıkaran canlılar. Takım çalışmasının önünde engeller olması da ortaya çıkan ürünlerin harika olmasını engelliyor haliyle. Bu noktada grup üyelerinin birbirini aynı gemi içerisinde görmesi ve samimi bir ortam için “sen kültürü” nün benimsenmesinin önemi ortaya çıkıyor. Herkesi “biz” çatısı altında toplarsak ve insanlar birbilerini aynı grubun paydaşları olarak görürlerse ekip üyeleri kendilerini yapılan işe daha yakın hissedecektir. Bu durum da takım çalışmasından alınan verimi en üst noktalara taşıyacaktır diyebiliriz.



Aynı Geminin İnsanlarıyız



Takım arkadaşları olarak şirkete bağlılığımız çoğu zaman şirketin bize hissettirdikleriyle paralel oluyor. Herkesi “biz”in bir parçası olarak gördüğümüz şirketlerde kendimizi daha güvende ve daha içeriye bağlı hissediyoruz. Kısacası mutlu oluyoruz. Bu da bizim şirkete olan bağlılığımızı arttırıyor. İşte bu sebeplerden dolayı, şirket üyeleriyle şirket arasındaki bağları güçlendirmek isteyen her şirket için “Biz” kültürünün çok önemli olduğunu düşünüyoruz.

Örneğin, biz Creatiful Minds ekibi olarak ekip içerisinde herkese ismiyle ve sen olarak hitap ediyoruz. Bu sayede ekip içerisinde diyaloglarımız daha kapsayıcı ve daha samimi oluyor. Bu samimi hitaplarla beraber biz tüm ekibimizi BİZ olarak görüyoruz. Bu sayede hedeflerimize hep beraber koşuyor, hedeflerimize hep beraber ulaşıyoruz.



Uzun Lafın Kısası



Şirket içerisinde samimi ve kapsayıcı bir dil olan “sen” dilini kullanmak çok önemli. “Sen” dili sayesinde ekip üyeleriniz hem tek bir “biz” görür hem de gruba kendilerini daha ait hissederler. Fakat sadece bunu yapmak yeterli değil. İnsanların gerçekten içerisinde bulunmaktan keyif aldığı ve yakın ilişkilerin olduğu bir şirket yapısı kurmak da çok kritik.

Kısacası, bu gibi hamlelerle şirketinizi Gen-Z’nin çalışmak için can atacağı bir yer haline getirebilirsiniz. Hepimiz bu gibi şirketlerin daha da artmasını umut ediyoruz ;)


Sonraki Şirket Kültürü yazımızda görüşmek üzere👋

7 görüntüleme