• Creatiful Consulting

Trend Analizi | Çevik Organizasyon Yapısı

Pandeminin getirdiği olağan dışı koşullara uyum sağlamaya çalışırken hayatımızın birçok alanında çok büyük değişiklikler meydana geldi. İş dünyası da yeni trendlerin ortaya çıkmasıyla bu değişikliklere fazlasıyla maruz kaldı. Önceki yazılarımızdan birinde, yine bu konuyla bağlantılı olarak, pandemiyle birlikte şirketlerin yeni çalışma trendi haline gelen uzaktan çalışma modelinden bahsetmiştik. Bu haftaki Trend Analizi yazımızda ise Covid-19’la beraber birçok şirketin daha da çok tercih etmeye başladığı çevik (agile) organizasyon yapılanmasından bahsedeceğiz. Hazırsanız başlıyoruz!





Bir Şirketin Çevik Organizasyon Yapısını Tercih Etmesi Ne Demek?



McKinsey & Company, çevik organizasyon yapısını 8-10 kişilik bir takımın içerisinde farklı görevlere sahip çalışanların yer alması (çapraz fonksiyonlu) ve şirket içindeki her takımın kendilerine sağlanan kaynaklarla birlikte belirli bir hedef doğrultusunda çalışması olarak tanımlıyor. Çevik çalışma ise organizasyonun iki haftalık dönemler halinde belirli kuralları uygulayarak çalışması anlamına geliyor.



Çevik Organizasyon Yapısına Genel Bakış



İki tanıma da baktığımızda, çevik organizasyon yapısının şirketlere ani ortaya çıkabilecek değişiklikler karşısında daha esnek olma, daha hızlı feedback verme ve proje ilerlerken ortaya çıkan herhangi bir probleme karşı gelecekte daha duyarlı olma gibi konular açısından avantaj sağladığı çıkarımını yapabiliriz.


Tüm avantajlarına rağmen çevik organizasyon yapısının da olumsuz yönlerinin olabileceği aşikâr. Örneğin, kısa sürede ulaşılması gereken pek çok hedefin olması takımlar üzerinde sonuç baskısı yaratabilir veya kısa süreli feedback'lerden dolayı çalışanların çalışma sürelerinde bir artış meydana gelebilir.



Peki İstatistikler Ne Söylüyor?



Araştırmalara göre, şu anda şirketlerin %71’i çevik organizasyon yapısını benimsiyor. Aynı istatistikler bu yapılanma şeklinin şirketlerin %98’ine yardımcı olduğunu, %60’ının da bu yapıya geçtikten sonra karlarında ciddi bir büyüme gerçekleştiğini gösteriyor. Çevik organizasyon yapısının başarısızlık oranı ise %8. Yani -her ne kadar dezavantajlı olduğu durumlar söz konusu olsa da- hızla değişen günümüz dünyasında takımlara hızla değişebilme olanağı sağlayan çevik (agile) organizasyon yapısının gerekliliğinin farkına varılması, şirketlerin büyümesini hızlandıracak en önemli etkenlerden biri..



Gen-Z ve Çevik Organizasyon Yapısı



Gen-Z’nin geleceğin iş gücü olması ve çevik organizasyon yapısının da şirketler tarafından tercih edilme oranının gün geçtikçe artması Gen-Z ile çevik organizasyon yapısı arasındaki ilişkiden bahsetmemizi neredeyse zorunlu kıldı. Esasında, Gen-Z’nin yöneticilerinden talep ettiği ideal çalışma şekli ile çevik çalışma biçimi arasında doğal bir ilişki var. Örneğin, tam da çevik organizasyon yapısının ekip çalışanlarına sunduğu gibi Gen-Z de sosyalleşmeyi, ekip çalışmasını, bir topluluğa ait olmayı ve ortak bir amaç peşinde koşmayı hem çok seviyor hem de böyle bir iş ortamında çalışmayı tercih ediyor.


Ayrıca, Gen-Z’nin sosyal medyada etkileşime geçmeyi çok sevdiğinden dahi anlaşılacağı üzere Gen-Z sürekli geri bildirime ve çevrelerine katkıda bulunma becerisine değer veriyor. Bu durum da ancak agile organizasyon yapılanmasıyla mümkün diyebiliriz.


Kısacası



Pandemi öncesinde de hayatımızda olan fakat pandemiyle birlikte kendisinden daha fazla bahsetmeye başladığımız çevik organizasyon yapısı, kendisini tercih eden şirketlere çokça fayda sunuyor. Gen-Z ve çevik yapılanma arasındaki bağlantı ise şirketlere, şirketlerindeki Gen-Z’lerini mutlu edebilmeleri için pratik çözümler sağlamış oluyor ;) Biz de çevik (agile) organizasyon yapısını benimseyen şirketleri destekliyor ve bu tarz şirketlerin daha da artmasını umuyoruz.

6 görüntüleme