• Creatiful Consulting

Trend Analizi | Remote Çalışmak



Yaklaşık 3 senedir hayatımızda olan ve çoğu alışkanlığımızın değişmesinde en büyük etken olarak gördüğümüz COVID-19 salgını aslında uzaktan çalışma modelinin de yeterince efektif olabildiğini kanıtladı dünyaya. Salgın öncesinde hepimizin imkansız gözüyle baktığı uzaktan çalışma alışkanlığı şu an çoğu şirkette haftanın en az birkaç gününde tercih ettiği bir yöntem haline geldi.


Uluslararası araştırma şirketi Forrester’ın yaptığı ankete göre, pandemi sonrası şirketlerin yüzde 10’u uzaktan, yüzde 30’u ofisten, geriye kalan yüzde 60’ı ise hibrit çalışmaya devam edecek.


Türkiye'den Remote Çalışmanın İlk Örnekleri



Fakat pandeminin bitmesini beklememize gerek kalmadan bu çalışma yöntemini kalıcı hale getiren şirketlerle de sıkça karşılaşmaya başladık. Hadi, şimdi de onlara göz atalım.


İçinde 95 bin çalışan barındıran Koç Holding’in CEO’su Levent Çakıroğlu uzaktan çalışma modelinin 35 bin ofis çalışanı için kalıcı hale getirileceğini duyurdu. Koç Holding’den sonra Sabancı Grubu şirketlerinden Akbank da Genel Müdürlük ekiplerinin yüzde 52’sinin pandemi bitse de uzaktan çalışmaya devam edeceğini açıkladı.


Peki bahsettiğimiz uzaktan çalışma modelinden Gen-Z memnun mu? Yani bu kararlar alınırken Z kuşağındaki çalışanların mutluluğu düşünülmüş müdür sizce?


Gen-Z & Uzaktan Çalışmak


Bu başlığı daha detaylı anlatabilmek için Gen-Z’nin hangi koşullarda daha verimli çalıştığı, onlar için üretkenliğin mi yoksa ofis ortamının yarattığı sosyal ilişkilerin mi daha önemli olduğu konularına aydınlık getirmemiz gerekiyor.


Yapılan araştırmalara ve deneyimlerimize göre Gen-Z kendi odası dışındaki alanlarda daha üretken oluyor- yani ofis, okul gibi ortamlarda çalışmaları yaptıkları iş miktarını ve kalitesini bir hayli arttıyor.


Aynı zamanda Gen-Z’nin İngilizcede ‘flexibility’ olarak ifade edilen sabit olmayan ve durumlara göre adapte edilebilir bir şekilde olan çalışma tarzını da çok sevdiğini biliyoruz- bu durum daha çok uzaktan çalışma modelinde karşımıza çıkıyor tabii ki.

Öyleyse her iki seçeneğin de Gen-Z açısından olumlu yönleri var diyebiliriz ama çok önemli bir noktayı kaçırmış oluyoruz bu gibi bir cümleyle. Gen-Z’nin öncelikleri. Yani Gen-Z her ne kadar üretken olmak için kendi odası dışında bir yerde çalışmayı tercih ettiğini belirtse de, evden mi yoksa ofisten mi çalışmak istediğini düşünürken üretkenlik her zaman en önemli faktör olmayabiliyor. Aldığımız dönütlere göre Z kuşağı mental sağlığı koruma, sosyalleşme ve iş-hayat dengesini kurma gibi konuların üstesinden gelmek için de çoğu zaman ofis ortamında çalışmayı tercih ediyor.


Sonuç olarak, bir çalışma modelini direkt olarak ‘bu Gen-Z için uygun olanı’ şeklinde etiketlemek neredeyse imkansız. Ama yine de şunu bilmekte fayda var:


Gen-Z çok çalışıyor olma durumundan kaçmak için belli seçimlerde bulunmuyor, sadece alışılagelmiş çalışma atmosferinden uzakta, kendini mutlu hissedebileceği ve içerisinde esnekliğin olduğu çalışma modellerini kendine daha yakın hissediyor.

Yani Gen-Z’ler olarak bizim beklentimiz bu, bu çalışma modelinin uygulandığı şirketlerin sayısının da gün geçtikçe artmasını umuyoruz.


Haftaya yapacağımız Trend Analizi’nde görüşmek üzere. Röportaj serimize dahil olmak ve bizimle tanışmak isterseniz: hello@creatifulminds.com

31 görüntüleme